‘Van’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kayseri de sevilen güvercin böyle olmalıdır

Cumartesi, 31 Ocak 2009

1- İyi kuş bir kere kesinlikle tek uçar. Takla ırkı için yavru dönemi hariç yetişkinlik döneminde filo uçuşları un özelliklerini bozar.
2- Uçuş süresi 1 saatin altında olmayacağı gibi 3 saatin üstünde de olmamalıdır. Çünkü çok uzun süren uçuşlarda kuş yorulacağı için sarış kalitesini düşüreceği ve standart sarış çıkaramayacağı düşünülür. Bir de izleyenlere bıkkınlık verebileceğinin yanı sıra diğer ları tek uçurmak için zaman kalmaması da diğer bir dezavantajdır.
3- un dam üzerinde dairesel hatlar çizerek sürekli aynı rotada uçması asla istenilen bir özellik değildir. Zaman zaman gözden kaybolmalı ve bir yerden çıkıp aniden belirmeli. Yani nispeten geniş bir alanı kapsayan uçuş güzergahına sahip olmalı.
4- Dama gelirken hedefe kilitlenmiş bir şahin uçuşu gibi yüksek irtifadan kanatlarını kapatıp kümesin üzerine gelene kadar hiç kanat açmadan dama sorti yapmalıdır.
5- Dama geldiğinde tam kondu derken dama bir karış kala taban tokadı diye tabir edilen bir takla ile yeniden sararak yükselmelidir.
6- Fişekleme en az bir elektrik direği boyu olmak kaydıyla mümkün olduğunca uzun olmalı ve kuş her takla arasında bir kaç metre ara mesafe katederek yükselmelidir.
7- Fişeklemede burgulu yani un dört bir tarafa dönerek çıkışı arzu edilen bir sarış şeklidir. Fişekleme yatay bir vaziyette değil 90 derecelik dikey bir vaziyette olmalıdır.
8- Fişekleme hareketini taklasız geçiştiren, kendi damından başka bir yere inen, yavru ların yaptığı gibi kuyruğa basan(takla atmaya başlamadan önce yavruların yaptığı hareket), kanat vuran ve inerken sarmadan inen lar kesinlikle sevilmezler.

(daha fazla…)

ADANA GÜVERCİNLERİ, RESİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Pazartesi, 12 Ocak 2009

Dalıcı güvercin denilince hiçbir ırkın Adana ile boy ölçüşebileceğini düşünemiyorum. Bulutların içinden atlayıp, salmaya kadar durmadan çırpınan bir postayı izlemenin zevkini başka bir ırktan almak imkansızdır. Adana’da bu 3’lü bazen de 2’li uçurulur ve uçan her bir gruba adı verilir. Postalar postadaki en iyi kuşa göre isim alırlar. Örneğin; Sakar Postası veya mavili Şami Postası gibi…Postada bulunan kuşlardan en az biri kesinlikle öncü olmalıdır. Yani, salmadan parlak (pırıltı) çekildiğinde (genelde beyaz renkli bir kuş, kuyruk ve bel bölgesi civarından tutulup sallanır. Yüksekteki bunu atlama sinyali olarak içgüdüsel algılar ve dalışa geçer) ilkin öncüler cevap verir. Diğerlerine ise takipçi denir ve bunlar öncüyü takip ederler. Öncü takım komutanı gibidir. Diğer kuşlardan üstün tutulurlar. Sadece takipçilerden kurulu bir aşağıya alınamaz. Özellikle taritlik döneminde (erkek ın dişileri kovaladığı, yumurtlatmadan önceki dönem) bu ın parlak hassasiyetleri en yüksek seviyesinde olur. Bazen, tarit (arkacı) bir takipçi bile öncülük yapabilir.

(daha fazla…)

TARKANIN KUŞLARI

Pazartesi, 12 Ocak 2009


(daha fazla…)

SADIK VE KUŞLARI

Pazartesi, 12 Ocak 2009














Guvercin Beslemek hakkinda bolge guvercin cinsleri sayfalarinda yer alan bu gonderi, Guvercinler ve bolumunde yer almaktad?r. Adi “SADIK VE KUŞLARI” olan orjinali buradad?r..

ADANA GÜVERCİN RESİMLERİ

Pazartesi, 12 Ocak 2009
REYHANLI

(daha fazla…)

ADANA GÜVERCİNLERİ

Pazartesi, 12 Ocak 2009

Güvercininin Özelliği Dalıcı Olmasıdır
Mükemmel posta demek bulutların içine kadar birbirinden ayrılmadan, kısa sürede, salmanın etrafından çok fazla ayrılmadan (düşmeden) yükselmiş üç un, sadece kuru ( diğer ları açmadan) parlak ile anında hiç caymadan ve dönmeden ( döneklerdeki gibi bir iniş, hem sahibi hem kuş için prestijin zedelenmesi anlamına gelir) aşağıya kadar dalmasıdır। Ek olarak lar dalma esnasında çırpınırlarsa (daha önce inmek için yarışırlar) seyre doyum olmaz. Bazı kuşçular çırpınan, bazıları ise oklava gibi oynamayan ları severler. Ama genelde, çırpınan lar daha makbuldür. Cayan, yavaş inen, yavan inen, dönen lara iyi gözle bakılmaz. Bunlar genelde yadırgaya (yabancı kuş tutarken kullanılan seviye olarak ikinci sınıf lardır) uçurulur. Amaç, seyir değildir. Genelde tek amacı başkasının larını tutmak olan kötü niyetli insanlar tarafından beslenir
Bilindiği üzere çeşitli renklerde ve boylarda olan bu cins, bazı yöresel özellikleri dışında aynı karakteri taşımaktadır. Yüksek uçup, hızlı kanat çırpıp, 2 yada 3lü havalanma ve hızlı iniş karakteristik özellikleridir.Yetiştiriciler tarafından aranan özellilerinin başında yüksek uçuş ve hızlı iniş gelmektedir. Ortalama olarak 10 ila 15 dakika havada kalma süresi, 150-200 metre yükselme ve 110-160 kmh iniş hızı iyi bir ırkta gözlenebilir.Yine ek bir bilgi olarak yaşam süresi 11-13 yıl ve performanslı uçus süresi 8-9 yıldır
Genel Bilgi
2-3- aylıktan itibaren terbiye edilmeye başlanır ve 7 aylıktan sonra çiftleştirilir. Uçum yapmak için çoğunlukla erkek kuş idealdir. Ancak dişilerde erkekler kadar başarılı olabilir. Performanslı ve yüksek kalitede uçuş için uçuş ömrü içinde 1 veya 2 defa yaru besletilir. Daha fazlası iyi uçumu etkiler. Dolap denilen iki un sığabileceği yuvalarda beslenir ve geceleri dolaplar kapalı tutulur.Ayrıntılı BilgiTöme (kısa ) ve tartaç (uzun ) olmak üzere iki tipte cinsi vardır. Tartaç daha çok ve Ceyhan yöresi yetiştiricileri tarafından tercih edilir. Töme ise Tarsus’da yoğun olarak gözlenir. Mersin ve civarinda ise iki tipde yoğun olarak bulunur. Bu cinsin yumurta ve tagrit dönemi olmak üzere iki ayrı uçum dönemi vardır. Tagrit dönemi erkek un dişi a ilgisinin en yoğun olduğu dönemdir ve bu dönemde uçumlar bu irkin tanımlanan tüm özelliklerini sergiledigi şekilde gerçekleşir
Düz iniş ve makaslı iniş adı altında ırkı lar hünerlerini sergilerler. Düz iniş çevresinde gözlemlenir. Makaslı iniş ise Mersin’in özelliğidir.Düz inişde kuş çağırıldığı zaman kuş bulunduğu yerden yuvasına doğru pike yapmaya başlar ve donuk bir biçimde yuvaya iner. Makaslı inişte ise önden gelen kuş donuk iner takipci yada takipcileri mutlak suretle yere doğru kanat çırparak inerler. Bazı durumlarda öncü da makas yapabilir. Makaslı inişten dolayı bu tür lar diğerlerine nazaran daha hızlı iniş yaparlar
Bahar ve yaz döneminde alınır।Bu yavrular güvenilir bir yada iki kuş tarafından terbiye edilir.Terbiye işlemi öncelikle kanat hamlıklarının alınması, nefeslendirme, ikili yada üçlü uçurma alıştırma, yükseltme ve hızlı iniş şeklinde gerçekleştirilir.Bu işlemden sonra kuş öncü ve arkçı olarak uçum özelliğine göre ayrılır ve seyretmeye doyulmayacak uçuş hatına başlar.
Dünyada Dewlap” adı ile tanılan bu güvercinler, yurdumuzda adı ile bilinmektedirler. Almanya’da “ wammen” ya da “kupeli dewlap” adı ile tanınırlar. Ülkemizde ağırlıklı olarak Çukurova bölgesinde yetiştirilmektedirler. , Ceyhan, Mersin, Tarsus gibi yerleşim birimlerimizde yoğun olarak bulunurlar
Ancak bu güvercinler Güneydoğu bölgemizdeki yerleşimlerin yanı sıra diğer bölgelerimizde de beğenilmekte ve beslenmektedirler. Yabancı kaynaklarda köken olarak Lübnan dewlaplarından (Lübnan gerdanlı ırkları) geldiklerine ilişkin bilgiler bulunmakla birlikte, bu bilgilerin doğruluğu tartışılabilir çünkü ırkı güvercinler ile Lübnan dewlapları ile arasında gerek fiziksel gerekse uçuş özellikleri bakımından belirgin farklar bulunmaktadır. Osmanlı döneminden beri ülkemizdeki yetiştiriciler tarafından uzun yıllar içinde ırka farklı özelliklerin de katılmasıyla kendine özgü bir renk, form ve uçuş özelliği kazanan bu güvercinler, bugün Suriye’de de yetiştirilmekte ve burada bile adı ile tanınmaktadırlar. Dünyada İngilizce olarak dewlap adı ile bilinen gerdanlı güvercinler ile akraba olan güvercinleri, dewlaplardan ayrı bir ırksal yapıda olmamakla birlikte, farklı bölgesel özelliklere sahip oldukları için ayrı bir bölgesel grup olarak değerlendirilmelidirler. güvercinleri gerdanlı güvercinler içinde ayrı bir ırk olarak yer almaktadırlar. Yurdumuzda bu güvercinlere yerel olarak, “cins”, “yerli”, “küpeli” gibi adlar verilmektedir. Küpeli (Earring Dewlap) denmesinin nedeni, güvercinlerinin bazılarında görülen bir renk yapılanmasından kaynaklanmaktadır. Küpeli olarak adlandırılan güvercinlerde, un kulağının altından başlayan beyaz renkli tüyler boyuna doğru bir küpe gibi uzanırlar. ırkı güvercinlerimizde, yapısı diğer dewlap ırklarına göre biraz daha uzun olan güvercinler de bulunmaktadır. Uzun olanlarına “Tartaç” adı verilir ve ile Ceyhan’da daha çok yetiştirilirler. yapısı kısa olan ve bu bakımdan dewlap standartlarına daha uygun olduğunu söyleyebileceğimiz diğer tipler ise “Töme” adı ile bilinirler ve Tarsus civarında daha yaygın olarak bulunurlar. Mersin civarında ise her iki tip de bulunmaktadır
Fiziki Yapıları
güvercinleri diğer Dewlaplardan vücut yapısı olarak biraz daha küçüktürler ve dolayısıyla daha hafif olurlar। Bunun dışında uzun gagalıları saymazsak, tüm fiziki yapıları dewlap ırkı ile aynıdır. Çok karakteristik bir kafa biçimleri vardır. Alın kemikleri gagadan itibaren düz devam ediyormuşçasına uzanır. Alın çukurluğu yoktur. Kafanın üzerinde biraz düzlük bulunur ve bu tip de olanlar “çekiç kafa” olarak adlandırılırlar. Boyunları biraz kalın ve uzundur. Boynun altında bu güvercinlere klasik biçimini veren gerdan yer alır. Gerdan boyun derisinin belirgin ve sarkık biçimde olmasına verilen isimdir. Bu güvercinlerde gerdan hemen gaganın altından başlar ve ile gerdan arasında çukurluk bulunmaz. Bacaklar yay gibi durur. Göz renkleri genellikle kırmızı, koyu portakal ve tonlarıdır. Bazen çakır gözlü olanlarına da rastlanır. Bu güvercinlerin ayakları biraz uzun ve paçasızdır. Kanatlarda baştan itibaren 8 ya da 9 telek beyaz olmak durumundadır. beyaz olmaz un kendi renginde olur
Renk Çeşitleri Ve Renk Yapılanması
güvercinlerinin çeşitli renkleri bulunmaktadır. Mavi, siyah, beyaz, kırmızı, sarı, bunların başında sayılabilir. Bu renklerin çeşitli kombinasyonları ve tonları görülebilir. Her rengin özel bir adı vardır. Bu renklerden, örneğin mavi olanına ’da “Şami” adı verilmektedir. Bu adlandırmanın yanı sıra, her un renk yapılanmasına ve ların üzerlerinde bulunan bazı işaretlere göre farklı adlandırmalar da söz konusudur. Bu renk yapılanma sıfatların başlıcaları, Başıbeyaz, Bozuk, Aynalı, Katrani, Muskalı, Gerdanlı, Küpeli ve Safi gibi adlarla bilinmektedir. Örneğin Şami denilen kuş, üzerinde beyaz renk yamaları bulunduruyorsa “Aynalı Şami” olarak adlandırılır
Sakar: Bu renk güvercinler bütünü ile siyah renklidirler, ancak kanat telekleri beyazdır
Şami: Bu Renk güvercinler, taklacı güvercinlerdeki gök rengine benzerler. Açık mavi tonda olup kanat üzerleri siyah şeritlidir
Zırhlı: Şami olarak adlandırılan güvercinlerde, işaret geni “pul” ise bu lara zırhlı denmektedir. Bu güvercinlerin kanatları üzerinde işaret olarak şerit bulunmaz. Bunun yerine pul pul ufak lekeler halinde siyahlıklar bütün kanat üzerine dağılmış olarak gözlenir. Bu açıdan Taklacı güvercinlerdeki çakmaklılara benzerler.Meverdi: Beyaz ve kırmızı tondaki lara bu ad verilir. Kırmızının değişik tonları görülebilir. Şeritli ve şeritsiz olmalarına göre farklı şekilde adlandırılırlar. Şeritli olanlarına “çubuklu” şeritsiz olanlarına “Şarabi meverdi” denilir
Renk Yapılanma Sıfatları
Katrani: Şami olarak adlandırılan güvercinlerde işaret geni “yoğun pul” ise bu güvercinler katrani olarak adlandırılmaktadırlar. İşaret geni yoğun pul olduğunda kanatlar üzerindeki siyah lekeler bütün kanat üzerini kapatacak şekilde yayılırlar ve un kanadının üzeri siyah kaplama gibi görünür. Bu açıdan taklacı güvercinlerdeki miskilere benzerler
Küpeli: Küpeli olarak adlandırılan güvercinlerde, un kulağının altından başlayan beyaz renkli tüyler bir yama şeklinde boyuna doğru uzanırlar ve burada kesilirler. Bu renk yapılanmasına küpe adı verilmektedir. güvercinlerinde küpe yaygın görülen bir desendir
Sakar: un gagasının üzerinde, alnının orta yerinde bazen beyaz bir leke bulunur. Yama şeklindeki bu lekeye sakar adı verilmektedir. güvercinlerinde sakar yaygındır. Muskalı adı da verilir
Aynalı: güvercinlerinde un vücudu üzerinde değişik yerlerinde, özellikle kanatlar üzerinde görülen beyaz büyük yamalara ayna adı verilmektedir. Bu tür güvercinler alacalı bir yapıya sahiptirler. Beyaz yamaların dağılımında belli bir düzen bulunmaz
Safi: Bu tür güvercinler beyaz ağırlıklıdır. Ancak boyun kısımları renkli olur
Uçuş Özellikleri
Her şeyden önce güvercinleri renk için yetiştirilmezler. Bu güvercinlerde renk önemli değildir. Bu güvercinler tam bir performans udurlar. güvercinleri uçuş özellikleri bakımından diğer dewlaplardan farklı özelliklere sahiptir. Özellikle dalış şekilleri farklıdır. güvercinleri fazla uzun süreli ve büyük gruplar halinde uçurulmazlar. Daha çok 3–4 luk gruplar halinde uçurulurlar. Her bir gruba “Posta” adı verilir. Her posta, postadaki en iyi a göre isimlendirilir. Örneğin Zırhlı postası, Küpeli Şami postası gibi. Her posta içinde bir kuş “Öncü” olarak adlandırılır. Diğerleri ise “Takipçi” olarak adlandırılırlar. Öncünün özelliği aşağıdan parıltıyı gördüğünde dalışı başlatmasıdır. Takipçiler ise öncüyü izlerler. Sadece takipçilerden oluşan bir postayı aşağıya indirmek çok zordur. Her posta uçuş stillerine göre özel olarak seçilerek birleştirilmiş lardan oluşur. Bu seçimi yetiştirici yapar. Bir postayı oluşturmak gerçekten tecrübe gerektirir. Yanlış oluşturulmuş postalar, posta içindeki iyi ların performansını olumsuz etkiler. Uçurulduklarında havada daireler çizerek yavaş yavaş yükselirler. Nokta yüksekliğe kadar çıkabilmektedirler. Ancak yerden yönetebilmeleri için çok yükseğe çıkmaları tercih edilmez. Uçurulan bir postanın 15–30 dakika içersinde istenen yüksekliğe ulaşması beklenir. En önemli uçuş özellikleri dalıcı olmalarıdır. Yerden verilecek bir pırıltı veya işaret sonrası hızla dalışa geçerler. Dalış sırasında tan beklenen kanatlarını kapatmasıdır. Kanatlar açık olmamalıdır. Ancak bazı güvercinler dalma sırasında kanat çırparlar. Bu tür lar daha çok tercih edilmektedirler. Ayrıca dalış sırasında kuş sarmal dönme yapmamalıdır. Yere gelmeden az önce kanat açarak fren yapar ve konarlar. güvercinleri iki un ancak sığabileceği kapısı kapanabilen küçük bölmelerden oluşan dolaplarda barındırılırlar. Dolapların kapakları geceleri kapalı tutulur. Dolap içinde her çiftin kendine ait bir bölmesi bulunur. Uysal ve sakin yaradılışlı olun güvercinleri dolap içindeki kendi bölmelerine kolaylıkla alınabilirler. Hatta bölmenin kapağını açtığınızda kendiliklerinden dolaba girerler. Bu özellikleri önemlidir çünkü ikinci postanın uçurulması için ilk postanın dolaba alınması gerekmektedir. Bir posta havada iken genellikle ikinci posta uçuşa bırakılmaz. Bir undan beklenen yüksek uçuş ve hızlı iniştir. ları iki tip iniş sergilerler. Düz iniş adı verilen şekilde, kuş yuvaya doğru pike yapar ve dönük bir biçimde yuvaya iner. Düz iniş daha çok çevresinde gözlenir. Makaslı iniş adı verilen diğer tipte önden gelen kuş dönük olarak iner, onu takip eden lar mutlaka yere doğru kanat çırparak inerler. Bazı durumlarda öndeki un da kanat çırptığı (makas yaptığı) görülür. Makaslı inişte, iniş hızı daha fazladır. Makaslı iniş Mersin çevresinde gözlenir. İyi bir unun 200 m. kadar yükselmesi, 15 dakika kadar havada kaldıktan sonra 1-2 saniye içinde dalışını bitirmesi gerekmektedir. Bu ların dalış sırasındaki hızları 100–130 km/sn kadar olabilmektedir. lar uçurulduktan sonra aşağıdan verilecek pırıltının zamanı çok iyi tayin edilmelidir. Pırıltı, ların yüzü salmaya dönük olduğunda verilmelidir. Böyle olduğunda ların pırıltıya verecekleri yanıt çok hızlı ve seri olmaktadır. Eğer aşağıdan pırıltı verilmezse uçuşlarını 1-2 saat kadar sürdürürler
Uçuş Eğitimi
güvercinlerine bu uçuş özelliklerinin kazandırılabilmesi için, 2–3 aylık iken eğitime başlamak gerekmektedir. Uçuş için genel olarak erkek güvercinler seçilirler. Ancak dişilerin de benzer bir performans göstermesi mümkündür. Eğitime tabi tutulacak yavrular, yavrulara kazandırılmak istenen özelliklere sahip diğer güvercinler ile birlikte uçurularak belli özellikleri görmeleri sağlanır. Eğitim önce kanat hamlıklarının alınması ile başlar. Daha sonra bunu nefeslendirme takip eder. güvercinleri ikili ya da üçlü gruplar halinde uçurularak alıştırılırlar. Uçuş sırasında istenen yüksekliğe çıkmaya alıştırıldıktan sonra verilen işareti takiben hızlı dalış geliştirilir. Bir bu eğitimi aldıktan sonra uçuş özelliğine bakılarak öncü veya artçı olarak belirlenip düzenli uçurulmaya başlanır. Eğitimli bir unun bu performanslarını ortalama 8 yıl kadar sürdürebildikleri gözlenmiştir. Ömürleri ortalama 12 yıl olan bu güvercinler, 7 aylık olduklarında çiftleştirilirler. Bahar ve yaz dönemleri alma dönemleridir. Bu ların yumurta ve tagrit dönemi adı verilen iki ayrı uçuş dönemi vardır. Tagrit adı verilen dönemde erkek kuş dişiye karşı çok kızgın (istekli) bir durumdadır. Bu dönem ların uçuş sırasında performanslarının dorukta olduğu bir dönemdir. Bu lardan daha iyi performans elde edebilmek için, bu ların bakmalarına izin verilmez. Bütün ömrü içinde 1 ya da 2 kez bakmaları uygun görülür. Daha fazlası uçuş performansını olumsuz etkilemektedir. Yetiştiricilerinin vereceği işaretleri anlayıp öğrenebilmesi için defalarca uçurularak antrenman yaptırılırlar. Bu güvercinler gerçekten de zeki lardır. Bu çalışma temposu içinde yetiştiricileri ile aralarında belli bir anlaşma gelişir. Bu bakımdan güvercinleri yetiştiricilerinin ilgisine sürekli ihtiyaç duyarlar. güvercini yetiştirmek uzun bir tecrübe gerektirir. Yetiştiricinin larının özelliklerini ve kendilerine özgü yeteneklerini çok iyi algılayabilmesi şarttır. İyi bir yetiştirici elinde olmayan iyi lardan iyi bir performans beklemek boşa olur. Son yıllarda yurt dışına götürülen larından beklenen verimin alınamaması, yabancıların larını diğer dewlap ırkları ile aynı gibi görmelerine neden olmaktadır. Bu durum kanımca yurt dışında gerçekten tecrübeli yetiştiricilerin olmamasından kaynaklanmaktadır. Bunun yanı sıra güvercinlerinde son yıllarda farklı gerdanlı ırklarla yapılan eşleştirmeler sonucu “Çandır” adı verilen melez ırklar ortaya çıkmıştır. Bu tür bilinçsizce yapılan eşleştirmeler sonucu ırkına özgü dalma özellikleri yok olma eğilimine girmiştir. Bu durum ırkı için ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. güvercinleri son yıllarda Almanya’da çalışan Türk işçileri tarafından Almanya’ya götürüldüler. Bu nedenle bugün Almanya’da da tanılan ve bilinen bir ırkımızdır Guvercin Beslemek hakkinda bolge guvercin cinsleri sayfalarinda yer alan bu gonderi, Guvercinler ve Hayvanlar bolumunde yer almaktad?r. Adi GÜVERCİNLERİ” olan orjinali buradad?r..

Kuluçka Ve Sinir Sistemleri

Pazartesi, 12 Ocak 2009

Eşleştikten bir hafta sonra genelde bir gün arayla yumurtlanan iki yumurta 17-19 gün sonra kırılır। yumurtası ilk yumurtlandığında 15 gram kadardır. 11 gram kadar doğan ın 7. günde ağırlıkları 70, 14. günde 170 g.’a kadar ulaşır. 20 günlük olduğunda önlerine yem konulmalı ve yemi görmelidirler. 24-25 günlükken konulan yemleri yemeğe başlamaktadırlar

(daha fazla…)

ÇEŞİTLİ GÜVERCİN BONCUKLARI

Pazartesi, 12 Ocak 2009
Halka Şeklindeki Güvercin Boncukları Klips Şeklinde Güvercin Boncukları Seri Numaralı Veya İsimli Güvercin Boncukları Güvercin Boncuğunun Ayağa Takılışı

(daha fazla…)

Hastalıklar Ve Belirtileri

Pazartesi, 12 Ocak 2009

Hastalıklar Ve belirtileri
Bu yazıda güvercinleri tehdit eden hastalıklardan ve bu hastalıkların belirtilerinden bahsedilmektedir। Aslında bu hastalıkların çok daha uzun metinlerle tarif edilmesi gerekmekte ise de bu makaledeki amaç esas olarak hastalıkların anlatılması değil de hastalıkların pratik şekilde tanımına ve teşhisine yardımcı olmaya yöneliktir। Hastalanan güvercinimizin hangi hastalığa yakalanmış olduğunu ve bu hastalığın ne tür bir hastalık olduğu aşağıdaki bilgiler yardımıyla öğrenip tedaviye geçebiliriz। Tedavi ise şekil olarak anlatılmış ise de ilaç tavsiye edilmemiştir। Bunun da nedeni aynı hastalıklara karşı bir çok ilacın piyasada satılıyor olmasıdır। Öncelikli olarak teşhis yapılmalıdır। İlaçlarda tercih ise herkesin kendisine kalmıştır। Ancak en tehlikeli üç hastalıktan paratifos salmonellas bakterisinin bir çok çeşit antibiyotiğe karşı dayanıklılık kazanmış olduğunu,Pamuk yani trikomonos virüsünün de çok dayanıklı olduğunu ve ağır antibiyotikler ile uzun süreli tedaviler gerektirdiğini ve paramikso,diğer adıyla Newcastle hastalığının da tedavisinin uzun,zor ve zahmetli olduğunu hatırlatmak isterim
SİRKOVİRÜS (CİRCOVIRUS)
İlk defa 1998 yılında Belçika’da ortaya çıkan sirkovirüs adından daha da fazla bahsettirmektedir। Sirkovirüs çok genç ın timus ve fabrisius keselerini enfekte eden viral bir hastalıktır।Bu organlar güvercinin bağışıklık sisteminin (dayanıklılık ve savunma) gelişimi için olmazsa olmaz iki organdır।Bu organların zayıflaması ile güvercinler enfeksiyonlara daha duyarlı olur ve bazı aşıların (mesela paramiksovirüs) etkisi azalabilir। Birçok araştırma güvercinlerin büyük bir bölümünün şimdiden bu virüs ile enfekte olmuş ya da karşılaşmış olduğunu ispat etmektedir। Bu arada bu hastalığın gerçek sonuçları hakkında pek az şey biliyoruz। Sonuçlardan başlıca tanıdığımız bu hastalığın getirdiği enfeksiyonların bizim geleneksel ilaçlarımızla alt edilebildiğidir।
BELİRTİLER
Hemen hemen her zaman ortaya çıkan sonraki enfeksiyonlar aşağıdakilerdir Paramiksovirüs , Herpes ya da Kolibasili ya da paratifo Mikoz (asperjilos ya da kandidoz) Trikomonoz Vs
ÖNKORUMA
Sıkışık olmayan ve sağlık koşullarına uygun güvercinlikler kuşçuluğu tehdit eden bu yeni hastalıkla mücadelede önemli bir rol oynamaktadır। Aşısı henüz yoktur।
TEDAVİ
Hastalığa karşı bir şey yapılamamaktadır। Ortaya çıkan sonraki enfeksiyonların tedavileri de o hastalıkların ilaçları ile yapılmalıdır।
KOKİDİYOZ (COCCİDİOSE)
Bu hastalık güvercinlerde sıklıkla teşhis edilmekte, ancak çok ağır bir enfeksiyon durumunda hastalık ortaya çıkmaktadır। Trikomonoz hastalığının tersine güvercin kokidiyoz hastalığına dayanabilmektedir। Yalnızca ağır bir enfeksiyon durumunda tedavi gerekliliği ortaya çıkar।Eimeria Labbeana ve Eimeria Columbarum bağırsak zarında çoğalarak bağırsağa zarar veren parazitlerdir। Buna bağlı olarak gıdanın alınması (sindirim) daha az gerçekleşecek ve hastalık şartlarının artmasıyla dışkı yeşilleşecektir। İyi sağlık koşulları, iyi bir ilaç tedavisi ve temiz ve kuru bir hava hastalığın aşılmasında hep beraber esas olarak gereklidir।
BELİRTİLER
Sindirim bozuklukları , İsal ya da sulu dışkı , Diğer hastalıklara neden olma , Kızışmama, geç kızışma,çiftleşmeme
ÖNKORUMA
Yeni yetiştirdiğiniz ı çifte atmadan bir ay Ø kadar önce ilaçlayın Geç gelen, kaybolup geri gelen ya da satıştan dönen Ø ınızı ilaçlayın Satın alınan ı ilaçlayın
ETKENLER
Kirli ve mikroplu sandıklar, pazar yeri ortamı, taşıma çantaları Damlarda ya da su kaplarında bulunan mikroplu sular Kirli ve mikroplu yemlikler ya da mikroplu yerden yemlenme
TEDAVİ
İlaçları dozajında ve sürecinde kullanın ve zamanında değiştirin Yeni bir enfeksiyonla karşılaşmayana kadar kümesi günde en az bir sefer temizleyin Kümesi düzenli olarak dezenfekte edin ve yerleri yakın
KORİZA (CORIZA)
Evcil güvercinlerde sıklıkla karşılaşılan koriza bir üst yolları enfeksiyonudur। Karmakarışık koriza bir çok nedeni olan çok işlevli bir hastalıktır। Herpes virüsü enfeksiyonu Chlamydophila enfeksiyonu Mycoplasmes enfeksiyonu E। Coli bakterisi enfeksiyonu nedenlerdendir। Bu enfeksiyonlarla güvercinlerde performansın düştüğü ve hastalığın belirdiği (koriza) tanımlanır। Kötü sağlık koşulları, kötü bir havalandırma,aşırı nüfus böyle yolları sorunlarını tetikleyen başlıca etkenlerdir।Bu hastalığın bazı kronik türlerinde tedavi güç olur ve uzayabilir
BELİRTİLER
Başlarda çok az bir klinik belirti vardır , Uçuş performansında düşüş Aksırma, burun akıntısı , Gaga açma , Hırıltılı ya da sesli soluma Gözde akıntı ve mükozda parlama , Bazen kafa tüylerinde kabarma (kulak kenarlarındaki tüylerde karışıklık)
ÖNEMLİ
problemlerinde her zaman bir trikomonoz enfeksiyonu olup olmadığı doğrulanmalı, eğer var ise bunun da mutlaka tedavisi yapılmalıdır।
EKTOPARAZİT TÜRLERİ
Güvercinlerde ektoparazitlerden bahsedildiği zaman kuşun üzerinde bulunan bütün asalaklar (bit, pire,kene,atsineği,uyuz,vs…) akla gelmelidir.Tüyleri ufalayan bitler (Columbicola columbae) gibi bazı ektoparazitlere sıklıkla raslanmaktadır. Bu bit yumurtalarını tüylerin sapları dibine bırakmakta ve kendisi de tüylerin üzerlerinde yaşamaktadır. Endişelenmesi gerekilen bir diğer ektoparazit ise ın kuyruküstü tüylerinin altında yaşayan kuyruksokumu kenesidir.(Campanulotes bidentatus) .Kötü şartlarda yaşayan güvercinler parazitlerle daha sık karşılaşmaktadır. Bunun gibi telek tüyleri arasında yaşayarak tüylere zarar veren ve kuşu da etkileyen birçok asalak bulunmaktadır. Esas olarak tüylerde yaşayan pirelerin (Neoknemidocoptes) getirdiği enfeksiyonlara raslansa da ayaklarda yaşayan pirelerin(Knemidocoptes mutans) enfeksiyona neden olduğu da nadir olarak görülmektedir. Güvercinde kansızlık ya da zayıflık durumunda mutlaka her zaman kümesin, yuvalıkların çatlaklarında yaşayan kırmızı bit ya da kan emici (Dermanyssus gallinae) bit akla gelmelidir.Bu kan emiciler gece ortaya çıkarak büyük miktarlarda kan emip kuşlarda ağır bir kansızlığa neden olabilirler.
BELİRTİLER
Güvercinin kondüsyonunda bozukluk Birçok zaman tüyleri kabartma , İrkilme, panik, elde çırpınma Ele alınınca tüylerin dağılıp dökülmesi , Zaman zaman kansızlık
ÖNEMLİ
Tedavi uygulandığı gün tüylerindeki ilaçlı su yüzünden uçurulamayacaklardır. Toz ile yapılan tedavilerde de tozun ziyan olmaması için uçurulmamalıdır. Bu tedaviden sonra ın tüylerinin ıslatılmasından kaçınılmalıdır ki tozlar akıp gitmesin.
ÖNKORUMA
Kümesteki bütün kuşlara ayda bir ilaç uygulanmalıdır।
HEKZAMİTİAZ (HEXAMITHIASE)
Hekzamitiaz bir kırbaçlı protozer (hexamita columbae). enfeksiyonudur. Hexamitiaz (hatalı olarak trikomonoz bağırsak olarak da adlandırılır) esas olarak bahar ve yaz aylarında ortaya çıkar. Bir başka deyişle ın sıcak isalleriyle belirir. Hekzamitiaz ile aynı arazları taşıyan bir enfeksiyon olan adeno-colinin ayırdedilmesi genellikle çok zordur. Gerçekten hangi sorun ile karşı karşıya olunduğunun bilinmesi için bir veteriner ile temasa geçilmesi işte bu yüzden her zaman tavsiye edilmektedir.
BELİRTİLER
Kusma ve mide-bağırsak sorunları , Akışkan ve kötü kokulu dışkı , Aşırı susama , Hızlı kilo kaybı ve küskünlük Nadiren ölüm
ÖNEMLİ
Hekzamitiazın doğru teşhisi vücut ısısındaki dışkının mikroskopla incelenmesi olmadan yapılamaz. Bu dışkının içinde kımıldayan kırbaçımsılar (trikomonozdaki gibi) görülecektir.
GÜVERCİNLERDE İSHAL
Son zamanlarda güvercinliklerde en sık raslanan sorunlardandır. Genellikle ya da E-koliye bağlı bir enfeksiyondan kaynaklanmaktadır. tip 1 durumunda içinde zengin protein yataklarının bulunduğu bağırsak zarlarının bozulması söz konusudur.Bu zengin protein yatakları her yerde gelişen ve esas bağırsak duvarını istila eden E-koli bakterilerinin gelişimi için ideal bir ortamdır.E-koli bakterisi kana nüfus eden toksik maddeler üretir. Böylece güvercinler hızla hastalanırlar ve ölürler,hatta ani ölümler de gerçekleşir.
BELİRTİLER
Boş bir ve sindirim bozuklukları Kusma , Yeşil ve akışkan bir dışkı , İştahsızlık ve küskünlük Nadiren de olsa ölüm
ÖNEMLİ
Enfeksiyon durumunda tüm güvercinler tedaviye alınmalıdır. Hastalık süresince hafif tohumlarla besleme yapılmalıdır. Poteinsiz tohumlar,pirinç,mısır gibi tercih edilmeli, dinlendirilmeye alınmalıdır.
ORNİTOZ (ORNITHOSE)
Ornithoz Chlamydophila psittaci bakterisininin neden olduğu bir yolları enfeksiyonudur. Bu enfeksiyon güvercincilikde ki en önemli yıkıcılardan bir tanesidir. Bakteri ilk önce esas olarak sadece üst yolları enfeksiyonuna neden olur ama ilerledikçe diğer iç organlarda da (karaciğer,akciğerler,dalak) enfeksiyon oluşturabilir.
BELİRTİLER
Göz çevresinde yanma, iltihaplanma , Hırıltılı soluma , Gırtlak ve üst yollarında kızarıklık ve şişkinlik Pislenmiş burun ucu Kabarmış bir kafa (kulak kenarlarında karışmış tüyler) Halsizlik, keyiphsijlik
ÖN KORUMA
Kümeslerde güzel hava şartları sağlanmalı (havalandırma, ısı ve nem) .Hastalıklı uzun süre karantinada bırakılmalıdır.
ETKENLER
Diğer hastalıklı kuşlarla direk temas (pazar sandıklarında, taşımalarda vs.) Ana babadan yumurta yoluyla , Ornitoz ortamı bozuk kümeslerde (hava cereyanı olan, rüzgarlı, kalabalık,pis) daha kolay bulaşır.
PARAMİKSO (PARAMİXO)
Paramikso ya da Newcastle hastalığı güvercinlerde en yaygın olan virüse dayalı bir enfeksiyondur॥Bu çok bulaşıcı hastalığın sağlık kurumlarına bildirilme zorunluluğu vardır.(Tabi ki Avrupa ve Amerika’da.Türkiye’de kimsenin ilgilendiği yok).Hastalığa tüydeki ve zayıf daha da duyarlıdır.Aşısız her zaman hastalanma riski taşırlar.
BELİRTİLER
Aşırı susama , Akışkan dışkı , Kafa titremesi (sonrasında sallabaşlık) , Ani tepki, korkma, büzülme , Yemlik başında düşünme Denge kaybı, dengeyi bulamama
ÖNEMLİ
Tedavi sonrası, iyileştikten sonra kuş ancak 2,3 ay sonra tam olarak uçma performansını yakalayabilir।Bazı kuşlarda eser kalabilir.(Sallabaşlık,yerleşmiş bağırsak bozukluğu ve isal,vs). Bazı ülkelerde bütün evcil güvercinlerin bu hastalığa karşı aşılanması zorunluluğu vardır. Türkiye bu ülkelerden değildir!
ÖNKORUMA Dördüncü haftasından itibaren bütün güvercinlere senede bir aşı yapılmalıdır.
PARATİFOZ (PARATYPHOSE SALMONELLOSE)
Kuşçular için en korkunç hastalık paratifosdur. Hastalık etkeni, güvercinliklerde varsayılandan daha yaygın olarak kol gezen Salmonella typhimurium Kopenhag türü olarak adlandırılan bir bakteridir. Hastalık esas olarak bir bağırsak enfeksiyonu (isal) şeklinde kendini gösterir ama bağırsaktan kana sirayet ettikten sonra eklemleri,iç organları ve sinir sistemini etkileyebilir.Bakteri birçok kümeste belirtilerini net şekilde göstermeden varlığını sürdürmekte ve nedensiz yavru kayıplarına ve uçuş bozukluklarına neden olmaktadır.Bu yüzden çok dikkatli olunmalı, gerekirse belirli aralıklarla koruyucu tedavi uygulanmalıdır.
BELİRTİLER
Bağırsaklarda: Yeşilimsi akışkan bir dışkıyla kendini gösteren iltihaplanma।
Eklemlerde: Dirsek şişmesi ya da ayak bilek eklemlerinde topallama,şişme ve kanatlarda düşüklük।
Organlarda: Karaciğer,dalak,kalp ve yumurtalıklarda urlanma ve abse.Buna bağlı olarak azalan bir performans ve de verimlilik ve son olarak da ölüm Sinirlerde: Denge bozuklukları ve sallabaşlık Ağır vakalarda: Kümeste,yerlerde, yuvalıklarda ölümler
ETKENLER
Başka bir hasta kuş ile direk temas (mesela pazar sandıklarında ya da taşıma kaplarında) Direkt hastalıklı doğma (ana baba hastalığı yumurta yoluyla yavruya geçirebilirler).
STREPTOKOK (STREPTOCOQUES)
Streptokokların neden olduğu enfeksiyonlar ilk kez Belçika’da 1990 da tanımlanmışladır. Bir çok güvercin klinik bir belirti göstemeksizin bu organizmanın (Streptococcus gallolyticus) taşıyıcısı durumundadır. Organizma daha çok kötü sağlık koşulları olan güvercinliklerde yetiştirme döneminde ortaya çıkar.Bu enfeksiyon zaman zaman da paratifo enfeksiyonuna eşlik ederek belirir.
BELİRTİLER
Her yaş güvercinde ani ölüm Göğüs kaslarında urlanma oluşumu , , Bir ya da iki ın sarkması Topallama , Yeşilimsi akışkan , dışkı Sinirsel belirtiler , Kötü duruş, keyifsizlik,düşünme hali
ÖNKORUMA
Yerlere ızgara yapılarak güvercinlerin pislikle dolaysız teması önlenmeli.Güvercinliği her gün temizleyin ve çok kuş doldurmaktan sakının.
TRİKOMONOZ (TRICHOMONOSE)
Bu çok bulaşıcı hastalığa Avrupa ve Amerika’da, özellikle posta güvercinlerinde sıklıkla raslanılmakla beraber şükürler olsun ki Türkiye’de o kadar yaygın değildir.Bana göre en korkulması gereken nın başında gelmektedir.Trikomonoza (Trichomonas columbae) gırtlağa,kursağa,yemek borusuna yerleşen ve bir çok başka hastalığı da beraberinde getiren tek hücreli kırbaçımsı bir parazit neden olur. Hastalığın hafif seyrettiği dönemlerde ancak hafif bir kondisyon kaybı,gırtlakta sulanma,yumurtadan kesilme gibi belirtiler gözlemlenmekle hastalık göz ardı edilebilir. Ancak ağır vakalarda gırtlakta ve ağız içinde sert kalkerimsi sarı tabakalara raslanabilir.Gözlerde sarılık dikkat çeker. İç organlarda urlanma oluşur.Ağır karaciğer bozukluğu görülür.Yavru kuşlarda ani ölümlere raslanabilir.Yolaçtığı urlanma ve karaciğer bozukluğu geri dönülmez arazlar bırakacaktır. Kokidiyozun tersine güvercin bu parasite karşı herhangi bir savunma ve dayanıklılık geliştiremez. Bu yüzden mutlaka hemen ilaçlı tedaviye geçilmelidir. Hastalığın hafif seyrettiği durumlarda bile ilaçlı tedavi şarttır.
BELİRTİLER
Gaga içinde sarı tortu , Sindirim bozuklukları (ishal) sorunları , Kızışmama, çiftleşmeme, yumurtlamama Karaciğer bozuklukları , İç organlarda urlanma , Uçmama, kötü uçuş
ÖNEMLİ
Aynı anda kümesteki bütün tedaviye alınmalıdır. İlaçlama belirtilen şekilde yapılmalı ve ilaçlı su belirtilen zamanlarda değiştirilmelidir Kümes, yemlikler, suluklar iyice temizlenmelidir ve dezenfekte edilmelidir
ETKENLER
ın beslenmesi sırasında ana baba yoluyla Hastalıklı kuşlarla direkt temasla Ø (sandıklarda, taşımalarda) Hastalıklı ın su içtikleri suluklardan su Ø içerek.
KURTLAR (VERMINOSE)
Kurtlar güvercinlerde daha az önemli sorunlar yaratan dertlerdendir. Çoğunlukla bir ascaridioz ( Ascaridia columbae) ve/veya bir kapillarioz ( Capillaria spp.) enfeksiyonlarından bahsedilir. Zaman zaman askarider dışkı içinde ince bir ip şeklinde mikroskopsuz da (çıplak göz ile) görülebilir.Bu kurtlar ince bağırsağın başına yerleşir ve varlıklarıyla ince bağırsağı kilitlerler. Aynı zamanda gıdanın alınmasının (sindirimin) yavaşlamasına neden olarak sürekli bir zayıflığa ve kondisyon bozukluğuna yol açarlar. Askaridioz asalağının tersine kapiller asalağında enfeksiyon çıplak göz ile hiçbir zaman teşhis edilemez. Bir mikroskop ile inceleme gerekir.Kapiller herhangi bir hayvan türüne özgü değildir ve askarider asalağının tersine tavuklarda, hindilerde, bıldırcınlarda ve güvercinlerde bulunabilir.Bu asalağın az bir yoğunlukta bile bulunması güvercinin kondisyonunda kötü bir etkiye neden olabilir. Güvercinlerde nadir olarak da tenyaya (Hymenolepis columbae) raslanır.Böyle bir durumda bir güvercinde tenya var ise de bunun kümesdeki diğer güvercinlere dolaysız olarak bulaşması mümkün değildir.
BELİRTİLER
Sindirim bozuklukları , Duruş ve halde bozukluk, keyifsizlik İştahsızlık olmamasına rağmen , Kusma Yeşilimsi akışkan dışkı , Dışkıda göz ile görülebilen kurtlar , (yalnızca ascaridioz durumunda) Kansızlık (esas olarak kapillarioz , durumunda)
ÖNEMLİ
Bütün ı aynı anda tedaviye alın ve kümesi çok iyi temizleyip tabanı pürmüzle yakarak ya da kimyasal bir madde ile temizleyin।
ETKENLER
Diğer hasta ya da taşıyıcı ın dışkılarından boşalmış olgun yumurtaların yutulması ile bulaşır. Guvercin hakkinda bolge guvercin cinsleri sayfalarinda yer alan bu gonderi, Guvercinler ve bolumunde yer almaktad?r. Adi “Hastalıklar Ve Belirtileri” olan orjinali buradad?r..

GÜVERCİNLERDE YAVRU VERİMİ

Pazartesi, 12 Ocak 2009

Kümesimizdeki güvercinlerimizin arzuladığımız yöndeki özelliklerini geliştirebilmek için, yani en iyilerini seçip, en iyilerinden yavrular elde etmek için yavru veriminin bol olması gerekir. Yavru verimi denilince yılda çift başına yeme düşürdüğümüz yavru sayısı kastedilmektedir. Eğer bir üretim sezonunda çift başına ortalama yavru sayımız 6 değilse kümesinizde bir problem var demektir. Üretim sezonu şubat ile temmuz ayları arasıdır. Şubat ortasında çiftleştirme, şubat sonu yumurtlama, mart ortası yavruların çıkışı, nisan ortası yeme düşmeleri ve aşağı yukarı her ay bir çift yavrudan temmuz ortasına kadar eder dört çift yavru. Elbetteki her çiftten sekiz yavru elde etmek mümkün değil. Dolayısıyla şift başına ortalama üç çift yavru diyoruz.Düşük yavru veriminin çeşitli nedenleri olabilir. Öncelikle en iyi sayıda yavruya ulaşabilmek için önkoşullar neler onlara bir göz atalım
1। Kuşlara (ana, baba) bağlı nedenler:
a- Ana babaya bağlı nedenlerin en başında sağlık gelmektedir। Ancak sağlıklı kuşlardan sağlıklı ve yeterli sayıda yavru elde edilebilir। Dişi kuşun cinsiyet organları onun yumurtlaması için gerekli işleyişe sahip olmalıdır. Aynı zamanda erkeğin cinsiyet organları da yumurtayı dölleme yeteneğinde olmalıdır. Sağlık ile ilgili konuları başka bir yazımda detaylı olarak işleyeceğim.
b- Ana ve baba yumurtlama gerçekleştikten sonra onların üzerinde yatarak ve gerektiğinde onları çevirerek, bu yumurtalardan yavru çıkması için gerekli davranışları gösterme yeteneğinde olmalılar
c- Bildiğimiz gibi yavrular çıktıktan sonra ilk günlerde kursak sütü ile beslenirler. İşte yine ana ve babanın süt salgılama yetenekleri yerinde olmalıdır. Kursak sütü salgısı kuş yaşlandıkca geriler. Dolayısıyla eşler seçilirken yaşlı kuşlara genç eşlerin verilmesine dikkat edilmelidir. Çift, yavrularına düşkün olmalı yani yavruya bakma özellikleri güçlü olmalıdır
2. Çevreye bağlı nedenler:
a- Çevreye bağlı nedenlerin başında besleme gelmektedir. Üretim sezonu dışında özellikle dişilerin yağlanmamasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle kışın mümkünse ağırlıklı olarak arpa verilmelidir. Yemleme bir kez yapılmalı ve kuşların yiyebildikleri kadar arpa verilmelidir. Eğer buğday veriliyorsa miktarını dörtte bir oranında azaltınız. Özellikle soğuk günlerde veya uzunca uçuşlar sonrasında yemlerine bir miktar mısır katınız yada normalde verdiğiniz yemden biraz fazlasını veriniz. Kuşlarınızı çiftleştirmeden bir hafta önce, onların eni konu kızmalarını sağlamak için yemlerine fiğ, kırık bakla, burçak ve yemlik bezelye gibi proteinli daneler katınız ya da dörtte bir oranında piliç besi yemi veriniz. Yumurtlama sonrasında bu tip yemlemeye devam ediniz. Yavrular 7-10 günlük olduktan sonra yemdeki proteinli dane oranını yada piliç besi yemini arttırınız. Yem yanısıra temiz ve berrak suda çok önemlidir. Mümkünse kümeste hergün taze su bulundurulmalıdır
b- En az besleme kadar kümesin havalanması ve güneş alması da önemlidir. ın gübresinden dolayı kapalı kümeslerde amonyak oranı çok çabuk yükselir. Amonyak, özellikle nemli bölgelerde daha da büyük bir sorundur. Kuşlarımızın üşümesinden korkmayalım. Kümeslerimizi elimizden geldiğince iyi havalandıralım. Nem ve kötü hava soğuğa nazaran kuşlarımızın daha büyük düşmanlarıdırlar. Kümesimizde büyük havalandırma açıklıklarının olması ve özellikle iyi havalarda bunların açılmaları çok önemlidir. Diğer zamanlarda da rüzgardan korumak yeterlidir. Kümesin havasının kötü olmasının diğer bir nedeni de kümesin hayvan sayusuna göre küçük olmasıdır. Sevgili yetiştiriciler, hayvan sayınızı kümesinize göre ayarlayınız. Önemli olan kuşlarımızın sayıca fazla olmaları değil, kaliteli ve sağlıklı olmalarıdır
c- Yuvalıklar mümkün olduğunca büyük olmalıdır. Yuvalıklar, yetiştirdiğimiz kuşlarımızın büyüklüklerine bağlı olarak en az 50 cm genişliğinde, 40 cm derinliğinde ve 30 cm yüksekliğinde olmalıdır.Yuvalığın içerisine ya tahtadan yada piyasada satılan yuvarlak plastik folluklardan koyunuz. Bunlar yavruların temiz kalmasını, dolayısıyla kolay kolay hastalanmamasını sağlar
Sevgili güvercin severler, gördüğünüz gibi başarılı bir kümes yönetimine giden yol kolay değil। Elbetteki yukarıda size önerdiklerimizi yapmak zorunda değilsiniz. Dediğim gibi bunlar öneri. Yavru veriminin nelere bağlı olduğunu gördükten sonra eminim sizler de kendi kümesinizde düzeltmeniz gereken problemleri, bizim de önerilerimizi dikkate alarak kendi yöntemlerinize göre çözeceksinizdir. Guvercin hakkinda bolge guvercin cinsleri sayfalarinda yer alan bu gonderi, Guvercinler ve bolumunde yer almaktad?r. Adi “GÜVERCİNLERDE YAVRU VERİMİ” olan orjinali buradad?r..