‘Uşak’ olarak etiketlenmiş yazılar

Güvercinler, Kumrular Dodo’lar ve Çöl Tavukları Güvercinler, Kumrular Dodo’lar ve Çöl Tavukları

Pazar, 11 Ocak 2009
BÜTÜN KUŞLARIN en iyi tanınanlarından birini içine alan bu takımın iki ünlü üyesi insanlar tarafından yok edil» mistir. Bunlardan biri kuş kavramımıza öylesine uzaktır ki, âdeta efsanevî bir yaratık niteliğine bürünmüştür. Tipik bir kuş olan ikincisi ise bir zamanlar Kuzey ’ nın, hatta bazılarına göre dünyanın en yaygm kuğuydu. Güvercinler, kumrular ve akrabaları «Columbifor-mes» takımını meydana getirirler.

(daha fazla…)

Mendel genetiği

Salı, 29 Ocak 2008

Mendel genetiği, Mendelizm ya da Mendel kanunları, Avusturyalı bir papaz olan Gregor Mendel‘in genetik bilimiyle ilgili olarak bulduğu klasik genetik kanunlarıdır.

(daha fazla…)

Gregor Mendel

Salı, 29 Ocak 2008

Johann Gregor Mendel 22 Temmuz 1822 Heinzendorf’ta doğdu (bugünkü Çek Cumhuriyeti), 6 Ocak 1884 Brünn’de öldü (bugünkü Çek Cumhuriyeti); genetik biliminin kurucusu, Avusturyalı botanik bilgini ve rahiptir.

(daha fazla…)

Güvercinlerde Eşleşme ve Kalıtım

Pazartesi, 28 Ocak 2008

Aşağıdaki gönderiler Masa Kuşu ile Taklacı Eşleşmesi başlığı altında forum.anadoluguvercin.com
adresindeki güvercin forumunda okuduğum arkadaşların görüşleridir. Devamında da güvercinlerde damardan geldiğini tabir ettiğimiz kalıtım özelliklerinin anlatıldığı bilimsel bir yazı ekledim. Faydalı ve tüm güvercin sever arkadaşlarımın yararına olduğunu düşündüğüm için burada yayınlıyorum.
—-

(daha fazla…)

Güvercinlerde Salmonella (Tifo) Hastalığı

Pazartesi, 26 Kasım 2007

(Tifo) Hastalığı
Bu hastalık güvercinler arasında ölümlerin en çok yaşandığı bulaşıcı bakteriyal hastalıklardan birisidir.

(daha fazla…)

Güvercin Beslemek Özet

Cuma, 23 Kasım 2007

GÜVERCİNCİ DEYİMLERİ
Tutakçı: Yabancı bekleyen

Yabancı: Acemi veya kümesini kaybetmiş güvercin

(daha fazla…)

Sinekkapanlar

Perşembe, 15 Kasım 2007


Sinekkapangiller (Muscicapidae), ötücü kuşlar takımına ait bir familyadır.

(daha fazla…)

Kuyruksallayanlar ve incir kuşları

Çarşamba, 14 Kasım 2007

(daha fazla…)

Keçiler ve koyunlar

Pazartesi, 12 Kasım 2007


Doğal hayatta keçilerle koyunları ayırt etmek her zaman kolay bir iş değildir. İkisi de, dünyanın yüksek yerlerinde barınan dağ hayvanlarıdır. İkisi de geviş getirenlerdendir. İkisinin de tüylü postları ve içi oyuk boynuzları vardır. Fakat arada birbirleriyle karıştırılsalar dahi, koyunlarla keçilerin arasında belirli ayrılıklar dikkati çeker.
Yaban keçisi, yaban koyunu’na kıyasla genel olarak daha emin adımlar atan ve daha çok macera seven bir hayvandır. En kaba yiyeceklerle beslenebilir. Otlu bayırlarda otladığı görülürse de, karnım doyurduktan sonra emniyette olmak ve uyuklamak amacıyla yükseklerdeki bir kayanın üzerine çekilir. Keçinin boynuzları arkaya ve yukarıya yönelir, buna karşılık koyunlarınkiler genel olarak helezon kıvrımlıdır. Çoğu erkek keçilerin belirli bir sakalları ve kuvvetli bir kokulan vardır. Gerek koyunlar, gerekse keçiler Milâttan Önce 3 000′den evvel ve büyük bir ihtimalle sığırlardan da önce evcilleştirilmiştir.
Yaban keçileri Avrupa’da, Orta Asya’da ve Kuzey Afrika’da yaşarlar. Yaban koyunlarına Kuzey Yarımküresinde ve bu arada Kuzey Afrika’da rastlıyoruz. Koyunlarla keçiler, «boynuzlugü» (Bovidae) ailesinin bir ait familyasıdır. Amerika grubunun en gösterişli hayvanı olan «Kaya dağları iri boynuzlu Kanada koyunu» sadece Yeni Dünya’nın bir yaratığı değildir Sibirya’da da yakın akrabaları bulunur.
Keçiler insanlara çok uzun zamanlardan beri süt, yağ, peynir ve et temin ederler. Tevratta yer yer onlardan bahis vardır. Hazreti Eyüp’ün erkek keçilerinin kurtları mat edecek kuvvette oldukları, içlerinden bazılarının ise ayıları boynuzlarına takarak taşıdıkları ileri sürülmüştür. Tevratta adı geçen su ve şarap kapları keçi derisinden yapılırdı.
Filistin’de eskiden keçiler her gün pazara götürülür ve müşterilerin kapısında sağılırdı. Bayramlarda kurban olarak da bu hayvandan çok yararlanılırdı. Bugün dahi bir Arap aşiret reisi misafir ağırladığı zaman, derhal bir oğlak öldürülür, ve pişmeye konulur.
Koyunun yünü gibi, keçinin kılı da giyim eşyası yapımında kullanılır. Bu güzel ve iri keçilerin erkeklerinin helezon kıvrımlı, gösterişli boynuzları vardır. Fakat en dikkate değer özellikleri yalnız başlarını,kulaklarını ve bacaklarının alt kısmını açıkta bırakan çoğunlukla beyaz ve kıvırcık tiftiktir. Bu yünümsü kıllar, hayvanın boynunda 20 santim, vücudunda ise 16 santim uzunluğunda olabilmektedir. Ünlü tiftik veya öbür adıyla moher, Ankara keçilerinden elde edilir. Türkler bu türün tekelini uzun zaman ellerinde bulundurmuş iseler de, Ankara keçisi bugün Güney Afrika’da ve Avustralya’da da bol mikyasta üretilmekte ve oralarda anayurdundakinden de daha kaliteli bir tiftik vermektedir. «Keştatr keçisi» de bütün dünyada üstün kaliteli yapağısıyla meşhurdur. Bu kısa bacaklı, zarif, fakat kanaatkar yaratık pek az yiyecekle yaşayabilmektedir. Keşmir keçisi, bir zamanlar Keşmir ovasının ve Himalayaların zirveleri bulutlara değen dağ silsilelerinin yerlisiydi. Bu keçinin tiftiğinden yapılan kazmir (kaşmir) adındaki ünlü dokuma ve şallar tâ Roma Sezar’larmın zamanında meşhurdu. Kazmir dokumaları bir zamanlar sadece krallara ve saraylar halkına lâyık görülürdü. Bugünkü kazmir İpliğinin pek azı Keşmir’den gelir, üstün kaliteli kaşmirler Çin’in, Moğolistan’ın ve Tibet’in mahsulüdür. Bu tiftik hayvanın postundan taranılarak çıkarılır.
(daha fazla…)

Guguk Örümcek Kuşu ve Tırtılyiyenler

Cuma, 09 Kasım 2007


Tırtılyiyengiller’e bazı dillerde uygun görülen «guguk örümcek - kuşu adı aldatıcıdır. Zira bu kuşlar ne guguk’larla, ne de örümcek kuşları’yla yakın akrabadırlar. Bununla beraber sekil ve renk itibariyle guguk kugları’na benzerler. Çoğu grimsi veya siyahımsı renkte ince yapılı kuşlardır. Tüyleri de özellikle dişilerde çok kere yolludur. Gagaları da hafif kancalı olup örümcek - kuşları’nınkine az çok benzer. Fakat «tırtılyiyenler» adı bu kuşlara daha uygun düşer «Campephagidae» ailesinin altmış türünün çoğu tırtıl yemeyi çok severler.
Tırtılyiyengiller’de sırtın alt kısmındaki tüyler sert, âdeta fırçamsıdır. Bu kuşlar, kâse biçimindeki açık yuvalarının içine benekli 2 - 5 yumurta yumurtlarlar. Ötmeye fazla meraklı değillerse de, yüksek sesli çağırılan vardır. Çoğu Eski Dünyanın tropikal kuşaklarında barınır, birkaçı Doğu Asya’nın mutedil enlemleri kadar kuzeye çıkar. Bilimsel adlarıyle «Campephaga» larm üç türü Afrika’da yaşar. Erkekleri siyah renklidir, yalnız omuzlarında parlak renkli bir leke bulunur. Başka Afrika türü olan loplu tırtılyiyen kuşun yüzünün yanlarında ufak yuvarlak etleri vardır. Bu türün tüyleri parlak bir sarıdır.
En iri tırtılyiyengiller (Coracina) gri, siyah ile beyazın karışımı olan kestane kargası iriliğinde kuşlardır. Yaşadıkları ormanlık bölgelerde gürültülü çağırılarıyle dikkati çekerler.
«Pericrocotus» türü tırtılyiyengiller’e Hindistan üe komşu ülkelerde rastlıyoruz. Bunların kırmızı ile siyahın, ya da sarı ile siyahın hâkim olduğu parlak renkli tüyleri vardır.
«Büyük tırtılyiyen kuş» {Pericrocotus roseus), Japonya’ya kadiar kuzeye çıkar. Bu tür kışın Malaya’ya ve Filipin adalarına göç eder. Kuşlar bu mevsimde yüksek orman ağaçlarının tepelerinde toplaşan oldukça kalabalık sürüler meydana getirirler.