Dalıcı güvercin denilince hiçbir ırkın Adana ile boy ölçüşebileceğini düşünemiyorum. Bulutların içinden atlayıp, salmaya kadar durmadan çırpınan bir postayı izlemenin zevkini başka bir ırktan almak imkansızdır. Adana’da bu kuşlar 3’lü bazen de 2’li uçurulur ve uçan her bir gruba posta adı verilir. Postalar postadaki en iyi kuşa göre isim alırlar. Örneğin; Sakar Postası veya mavili Şami Postası gibi…Postada bulunan kuşlardan en az biri kesinlikle öncü olmalıdır. Yani, salmadan parlak (pırıltı) çekildiğinde (genelde beyaz renkli bir kuş, kuyruk ve bel bölgesi civarından tutulup sallanır. Yüksekteki kuşlar bunu atlama sinyali olarak içgüdüsel algılar ve dalışa geçer) ilkin öncüler cevap verir. Diğerlerine ise takipçi denir ve bunlar öncüyü takip ederler. Öncü takım komutanı gibidir. Diğer kuşlardan üstün tutulurlar. Sadece takipçilerden kurulu bir posta aşağıya alınamaz. Özellikle taritlik döneminde (erkek kuşların dişileri kovaladığı, yumurtlatmadan önceki dönem) bu kuşların parlak hassasiyetleri en yüksek seviyesinde olur. Bazen, tarit (arkacı) bir takipçi bile öncülük yapabilir.
‘Kümesler’ olarak etiketlenmiş yazılar
ADANA GÜVERCİNLERİ, RESİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Pazartesi, 12 Ocak 2009Hastalıklar Ve Belirtileri
Pazartesi, 12 Ocak 2009Hastalıklar Ve belirtileri
Bu yazıda güvercinleri tehdit eden hastalıklardan ve bu hastalıkların belirtilerinden bahsedilmektedir। Aslında bu hastalıkların çok daha uzun metinlerle tarif edilmesi gerekmekte ise de bu makaledeki amaç esas olarak hastalıkların anlatılması değil de hastalıkların pratik şekilde tanımına ve teşhisine yardımcı olmaya yöneliktir। Hastalanan güvercinimizin hangi hastalığa yakalanmış olduğunu ve bu hastalığın ne tür bir hastalık olduğu aşağıdaki bilgiler yardımıyla öğrenip tedaviye geçebiliriz। Tedavi ise şekil olarak anlatılmış ise de ilaç tavsiye edilmemiştir। Bunun da nedeni aynı hastalıklara karşı bir çok ilacın piyasada satılıyor olmasıdır। Öncelikli olarak teşhis yapılmalıdır। İlaçlarda tercih ise herkesin kendisine kalmıştır। Ancak en tehlikeli üç hastalıktan paratifos salmonellas bakterisinin bir çok çeşit antibiyotiğe karşı dayanıklılık kazanmış olduğunu,Pamuk yani trikomonos virüsünün de çok dayanıklı olduğunu ve ağır antibiyotikler ile uzun süreli tedaviler gerektirdiğini ve paramikso,diğer adıyla Newcastle hastalığının da tedavisinin uzun,zor ve zahmetli olduğunu hatırlatmak isterim
SİRKOVİRÜS (CİRCOVIRUS)
İlk defa 1998 yılında Belçika’da ortaya çıkan sirkovirüs adından daha da fazla bahsettirmektedir। Sirkovirüs çok genç kuşların timus ve fabrisius keselerini enfekte eden viral bir hastalıktır।Bu organlar güvercinin bağışıklık sisteminin (dayanıklılık ve savunma) gelişimi için olmazsa olmaz iki organdır।Bu organların zayıflaması ile güvercinler enfeksiyonlara daha duyarlı olur ve bazı aşıların (mesela paramiksovirüs) etkisi azalabilir। Birçok araştırma güvercinlerin büyük bir bölümünün şimdiden bu virüs ile enfekte olmuş ya da karşılaşmış olduğunu ispat etmektedir। Bu arada bu hastalığın gerçek sonuçları hakkında pek az şey biliyoruz। Sonuçlardan başlıca tanıdığımız bu hastalığın getirdiği enfeksiyonların bizim geleneksel ilaçlarımızla alt edilebildiğidir।
BELİRTİLER
Hemen hemen her zaman ortaya çıkan sonraki enfeksiyonlar aşağıdakilerdir Paramiksovirüs , Herpes ya da adenovirüs Kolibasili ya da paratifo Mikoz (asperjilos ya da kandidoz) Trikomonoz Vs
ÖNKORUMA
Sıkışık olmayan ve sağlık koşullarına uygun güvercinlikler kuşçuluğu tehdit eden bu yeni hastalıkla mücadelede önemli bir rol oynamaktadır। Aşısı henüz yoktur।
TEDAVİ
Hastalığa karşı bir şey yapılamamaktadır। Ortaya çıkan sonraki enfeksiyonların tedavileri de o hastalıkların ilaçları ile yapılmalıdır।
KOKİDİYOZ (COCCİDİOSE)
Bu hastalık güvercinlerde sıklıkla teşhis edilmekte, ancak çok ağır bir enfeksiyon durumunda hastalık ortaya çıkmaktadır। Trikomonoz hastalığının tersine güvercin kokidiyoz hastalığına dayanabilmektedir। Yalnızca ağır bir enfeksiyon durumunda tedavi gerekliliği ortaya çıkar।Eimeria Labbeana ve Eimeria Columbarum bağırsak zarında çoğalarak bağırsağa zarar veren parazitlerdir। Buna bağlı olarak gıdanın alınması (sindirim) daha az gerçekleşecek ve hastalık şartlarının artmasıyla dışkı yeşilleşecektir। İyi sağlık koşulları, iyi bir ilaç tedavisi ve temiz ve kuru bir hava hastalığın aşılmasında hep beraber esas olarak gereklidir।
BELİRTİLER
Sindirim bozuklukları , İsal ya da sulu dışkı , Diğer hastalıklara neden olma , Kızışmama, geç kızışma,çiftleşmeme
ÖNKORUMA
Yeni yetiştirdiğiniz kuşları çifte atmadan bir ay Ø kadar önce ilaçlayın Geç gelen, kaybolup geri gelen ya da satıştan dönen Ø kuşlarınızı ilaçlayın Satın alınan kuşları ilaçlayın
ETKENLER
Kirli ve mikroplu sandıklar, pazar yeri ortamı, taşıma çantaları Damlarda ya da su kaplarında bulunan mikroplu sular Kirli ve mikroplu yemlikler ya da mikroplu yerden yemlenme
TEDAVİ
İlaçları dozajında ve sürecinde kullanın ve zamanında değiştirin Yeni bir enfeksiyonla karşılaşmayana kadar kümesi günde en az bir sefer temizleyin Kümesi düzenli olarak dezenfekte edin ve yerleri yakın
KORİZA (CORIZA)
Evcil güvercinlerde sıklıkla karşılaşılan koriza bir üst solunum yolları enfeksiyonudur। Karmakarışık koriza bir çok nedeni olan çok işlevli bir hastalıktır। Herpes virüsü enfeksiyonu Chlamydophila enfeksiyonu Mycoplasmes enfeksiyonu E। Coli bakterisi enfeksiyonu nedenlerdendir। Bu enfeksiyonlarla güvercinlerde performansın düştüğü ve hastalığın belirdiği (koriza) tanımlanır। Kötü sağlık koşulları, kötü bir havalandırma,aşırı nüfus böyle solunum yolları sorunlarını tetikleyen başlıca etkenlerdir।Bu hastalığın bazı kronik türlerinde tedavi güç olur ve uzayabilir
BELİRTİLER
Başlarda çok az bir klinik belirti vardır , Uçuş performansında düşüş Aksırma, burun akıntısı , Gaga açma , Hırıltılı ya da sesli soluma Gözde akıntı ve mükozda parlama , Bazen kafa tüylerinde kabarma (kulak kenarlarındaki tüylerde karışıklık)
ÖNEMLİ
Solunum problemlerinde her zaman bir trikomonoz enfeksiyonu olup olmadığı doğrulanmalı, eğer var ise bunun da mutlaka tedavisi yapılmalıdır।
EKTOPARAZİT TÜRLERİ
Güvercinlerde ektoparazitlerden bahsedildiği zaman kuşun üzerinde bulunan bütün asalaklar (bit, pire,kene,atsineği,uyuz,vs…) akla gelmelidir.Tüyleri ufalayan bitler (Columbicola columbae) gibi bazı ektoparazitlere sıklıkla raslanmaktadır. Bu bit yumurtalarını tüylerin sapları dibine bırakmakta ve kendisi de tüylerin üzerlerinde yaşamaktadır. Endişelenmesi gerekilen bir diğer ektoparazit ise kuşların kuyruküstü tüylerinin altında yaşayan kuyruksokumu kenesidir.(Campanulotes bidentatus) .Kötü şartlarda yaşayan güvercinler parazitlerle daha sık karşılaşmaktadır. Bunun gibi telek tüyleri arasında yaşayarak tüylere zarar veren ve kuşu da etkileyen birçok asalak bulunmaktadır. Esas olarak tüylerde yaşayan pirelerin (Neoknemidocoptes) getirdiği enfeksiyonlara raslansa da ayaklarda yaşayan pirelerin(Knemidocoptes mutans) enfeksiyona neden olduğu da nadir olarak görülmektedir. Güvercinde kansızlık ya da zayıflık durumunda mutlaka her zaman kümesin, yuvalıkların çatlaklarında yaşayan kırmızı bit ya da kan emici (Dermanyssus gallinae) bit akla gelmelidir.Bu kan emiciler gece ortaya çıkarak büyük miktarlarda kan emip kuşlarda ağır bir kansızlığa neden olabilirler.
BELİRTİLER
Güvercinin kondüsyonunda bozukluk Birçok zaman tüyleri kabartma , İrkilme, panik, elde çırpınma Ele alınınca tüylerin dağılıp dökülmesi , Zaman zaman kansızlık
ÖNEMLİ
Tedavi uygulandığı gün kuşlar tüylerindeki ilaçlı su yüzünden uçurulamayacaklardır. Toz ile yapılan tedavilerde de tozun ziyan olmaması için uçurulmamalıdır. Bu tedaviden sonra kuşların tüylerinin ıslatılmasından kaçınılmalıdır ki tozlar akıp gitmesin.
ÖNKORUMA
Kümesteki bütün kuşlara ayda bir ilaç uygulanmalıdır।
HEKZAMİTİAZ (HEXAMITHIASE)
Hekzamitiaz bir kırbaçlı protozer (hexamita columbae). enfeksiyonudur. Hexamitiaz (hatalı olarak trikomonoz bağırsak olarak da adlandırılır) esas olarak bahar ve yaz aylarında ortaya çıkar. Bir başka deyişle yavruların sıcak isalleriyle belirir. Hekzamitiaz ile aynı arazları taşıyan bir enfeksiyon olan adeno-colinin ayırdedilmesi genellikle çok zordur. Gerçekten hangi sorun ile karşı karşıya olunduğunun bilinmesi için bir veteriner ile temasa geçilmesi işte bu yüzden her zaman tavsiye edilmektedir.
BELİRTİLER
Kusma ve mide-bağırsak sorunları , Akışkan ve kötü kokulu dışkı , Aşırı susama , Hızlı kilo kaybı ve küskünlük Nadiren ölüm
ÖNEMLİ
Hekzamitiazın doğru teşhisi vücut ısısındaki dışkının mikroskopla incelenmesi olmadan yapılamaz. Bu dışkının içinde kımıldayan kırbaçımsılar (trikomonozdaki gibi) görülecektir.
GÜVERCİNLERDE İSHAL
Son zamanlarda güvercinliklerde en sık raslanan sorunlardandır. Genellikle adenovirüs ya da E-koliye bağlı bir enfeksiyondan kaynaklanmaktadır. Adenovirüs tip 1 durumunda içinde zengin protein yataklarının bulunduğu bağırsak zarlarının bozulması söz konusudur.Bu zengin protein yatakları her yerde gelişen ve esas bağırsak duvarını istila eden E-koli bakterilerinin gelişimi için ideal bir ortamdır.E-koli bakterisi kana nüfus eden toksik maddeler üretir. Böylece güvercinler hızla hastalanırlar ve ölürler,hatta ani ölümler de gerçekleşir.
BELİRTİLER
Boş bir kursak ve sindirim bozuklukları Kusma , Yeşil ve akışkan bir dışkı , İştahsızlık ve küskünlük Nadiren de olsa ölüm
ÖNEMLİ
Enfeksiyon durumunda tüm güvercinler tedaviye alınmalıdır. Hastalık süresince hafif tohumlarla besleme yapılmalıdır. Poteinsiz tohumlar,pirinç,mısır gibi tercih edilmeli,kuşlar dinlendirilmeye alınmalıdır.
ORNİTOZ (ORNITHOSE)
Ornithoz Chlamydophila psittaci bakterisininin neden olduğu bir solunum yolları enfeksiyonudur. Bu enfeksiyon güvercincilikde ki en önemli yıkıcılardan bir tanesidir. Bakteri ilk önce esas olarak sadece üst solunum yolları enfeksiyonuna neden olur ama ilerledikçe diğer iç organlarda da (karaciğer,akciğerler,dalak) enfeksiyon oluşturabilir.
BELİRTİLER
Göz çevresinde yanma, iltihaplanma , Hırıltılı soluma , Gırtlak ve üst solunum yollarında kızarıklık ve şişkinlik Pislenmiş burun ucu Kabarmış bir kafa (kulak kenarlarında karışmış tüyler) Halsizlik, keyiphsijlik
ÖN KORUMA
Kümeslerde güzel hava şartları sağlanmalı (havalandırma, ısı ve nem) .Hastalıklı kuşlar uzun süre karantinada bırakılmalıdır.
ETKENLER
Diğer hastalıklı kuşlarla direk temas (pazar sandıklarında, taşımalarda vs.) Ana babadan yumurta yoluyla , Ornitoz ortamı bozuk kümeslerde (hava cereyanı olan, rüzgarlı, kalabalık,pis) daha kolay bulaşır.
PARAMİKSO (PARAMİXO)
Paramikso ya da Newcastle hastalığı güvercinlerde en yaygın olan virüse dayalı bir enfeksiyondur॥Bu çok bulaşıcı hastalığın sağlık kurumlarına bildirilme zorunluluğu vardır.(Tabi ki Avrupa ve Amerika’da.Türkiye’de kimsenin ilgilendiği yok).Hastalığa tüydeki kuşlar ve zayıf kuşlar daha da duyarlıdır.Aşısız kuşlar her zaman hastalanma riski taşırlar.
BELİRTİLER
Aşırı susama , Akışkan dışkı , Kafa titremesi (sonrasında sallabaşlık) , Ani tepki, korkma, büzülme , Yemlik başında düşünme Denge kaybı, dengeyi bulamama
ÖNEMLİ
Tedavi sonrası, iyileştikten sonra kuş ancak 2,3 ay sonra tam olarak uçma performansını yakalayabilir।Bazı kuşlarda eser kalabilir.(Sallabaşlık,yerleşmiş bağırsak bozukluğu ve isal,vs). Bazı ülkelerde bütün evcil güvercinlerin bu hastalığa karşı aşılanması zorunluluğu vardır. Türkiye bu ülkelerden değildir!
ÖNKORUMA Dördüncü haftasından itibaren bütün güvercinlere senede bir aşı yapılmalıdır.
PARATİFOZ (PARATYPHOSE SALMONELLOSE)
Kuşçular için en korkunç hastalık paratifosdur. Hastalık etkeni, güvercinliklerde varsayılandan daha yaygın olarak kol gezen Salmonella typhimurium Kopenhag türü olarak adlandırılan bir bakteridir. Hastalık esas olarak bir bağırsak enfeksiyonu (isal) şeklinde kendini gösterir ama bağırsaktan kana sirayet ettikten sonra eklemleri,iç organları ve sinir sistemini etkileyebilir.Bakteri birçok kümeste belirtilerini net şekilde göstermeden varlığını sürdürmekte ve nedensiz yavru kayıplarına ve uçuş bozukluklarına neden olmaktadır.Bu yüzden çok dikkatli olunmalı, gerekirse belirli aralıklarla koruyucu tedavi uygulanmalıdır.
BELİRTİLER
Bağırsaklarda: Yeşilimsi akışkan bir dışkıyla kendini gösteren iltihaplanma।
Eklemlerde: Dirsek şişmesi ya da ayak bilek eklemlerinde topallama,şişme ve kanatlarda düşüklük।
Organlarda: Karaciğer,dalak,kalp ve yumurtalıklarda urlanma ve abse.Buna bağlı olarak azalan bir performans ve de verimlilik ve son olarak da ölüm Sinirlerde: Denge bozuklukları ve sallabaşlık Ağır vakalarda: Kümeste,yerlerde, yuvalıklarda ölümler
ETKENLER
Başka bir hasta kuş ile direk temas (mesela pazar sandıklarında ya da taşıma kaplarında) Direkt hastalıklı doğma (ana baba hastalığı yumurta yoluyla yavruya geçirebilirler).
STREPTOKOK (STREPTOCOQUES)
Streptokokların neden olduğu enfeksiyonlar ilk kez Belçika’da 1990 da tanımlanmışladır. Bir çok güvercin klinik bir belirti göstemeksizin bu organizmanın (Streptococcus gallolyticus) taşıyıcısı durumundadır. Organizma daha çok kötü sağlık koşulları olan güvercinliklerde yetiştirme döneminde ortaya çıkar.Bu enfeksiyon zaman zaman da paratifo enfeksiyonuna eşlik ederek belirir.
BELİRTİLER
Her yaş güvercinde ani ölüm Göğüs kaslarında urlanma oluşumu , Zayıflama , Bir kanat ya da iki kanatın sarkması Topallama , Yeşilimsi akışkan , dışkı Sinirsel belirtiler , Kötü duruş, keyifsizlik,düşünme hali
ÖNKORUMA
Yerlere ızgara yapılarak güvercinlerin pislikle dolaysız teması önlenmeli.Güvercinliği her gün temizleyin ve çok kuş doldurmaktan sakının.
TRİKOMONOZ (TRICHOMONOSE)
Bu çok bulaşıcı hastalığa Avrupa ve Amerika’da, özellikle posta güvercinlerinde sıklıkla raslanılmakla beraber şükürler olsun ki Türkiye’de o kadar yaygın değildir.Bana göre en korkulması gereken güvercin hastalıklarının başında gelmektedir.Trikomonoza (Trichomonas columbae) gırtlağa,kursağa,yemek borusuna yerleşen ve bir çok başka hastalığı da beraberinde getiren tek hücreli kırbaçımsı bir parazit neden olur. Hastalığın hafif seyrettiği dönemlerde ancak hafif bir kondisyon kaybı,gırtlakta sulanma,yumurtadan kesilme gibi belirtiler gözlemlenmekle hastalık göz ardı edilebilir. Ancak ağır vakalarda gırtlakta ve ağız içinde sert kalkerimsi sarı tabakalara raslanabilir.Gözlerde sarılık dikkat çeker. İç organlarda urlanma oluşur.Ağır karaciğer bozukluğu görülür.Yavru kuşlarda ani ölümlere raslanabilir.Yolaçtığı urlanma ve karaciğer bozukluğu geri dönülmez arazlar bırakacaktır. Kokidiyozun tersine güvercin bu parasite karşı herhangi bir savunma ve dayanıklılık geliştiremez. Bu yüzden mutlaka hemen ilaçlı tedaviye geçilmelidir. Hastalığın hafif seyrettiği durumlarda bile ilaçlı tedavi şarttır.
BELİRTİLER
Gaga içinde sarı tortu , Sindirim bozuklukları (ishal) Solunum sorunları , Kızışmama, çiftleşmeme, yumurtlamama Karaciğer bozuklukları , İç organlarda urlanma , Uçmama, kötü uçuş
ÖNEMLİ
Aynı anda kümesteki bütün kuşlar tedaviye alınmalıdır. İlaçlama belirtilen şekilde yapılmalı ve ilaçlı su belirtilen zamanlarda değiştirilmelidir Kümes, yemlikler, suluklar iyice temizlenmelidir ve dezenfekte edilmelidir
ETKENLER
Yavruların beslenmesi sırasında ana baba yoluyla Hastalıklı kuşlarla direkt temasla Ø (sandıklarda, taşımalarda) Hastalıklı kuşların su içtikleri suluklardan su Ø içerek.
KURTLAR (VERMINOSE)
Kurtlar güvercinlerde daha az önemli sorunlar yaratan dertlerdendir. Çoğunlukla bir ascaridioz ( Ascaridia columbae) ve/veya bir kapillarioz ( Capillaria spp.) enfeksiyonlarından bahsedilir. Zaman zaman askarider dışkı içinde ince bir ip şeklinde mikroskopsuz da (çıplak göz ile) görülebilir.Bu kurtlar ince bağırsağın başına yerleşir ve varlıklarıyla ince bağırsağı kilitlerler. Aynı zamanda gıdanın alınmasının (sindirimin) yavaşlamasına neden olarak sürekli bir zayıflığa ve kondisyon bozukluğuna yol açarlar. Askaridioz asalağının tersine kapiller asalağında enfeksiyon çıplak göz ile hiçbir zaman teşhis edilemez. Bir mikroskop ile inceleme gerekir.Kapiller herhangi bir hayvan türüne özgü değildir ve askarider asalağının tersine tavuklarda, hindilerde, bıldırcınlarda ve güvercinlerde bulunabilir.Bu asalağın az bir yoğunlukta bile bulunması güvercinin kondisyonunda kötü bir etkiye neden olabilir. Güvercinlerde nadir olarak da tenyaya (Hymenolepis columbae) raslanır.Böyle bir durumda bir güvercinde tenya var ise de bunun kümesdeki diğer güvercinlere dolaysız olarak bulaşması mümkün değildir.
BELİRTİLER
Sindirim bozuklukları , Duruş ve halde bozukluk, keyifsizlik İştahsızlık olmamasına rağmen zayıflama , Kusma Yeşilimsi akışkan dışkı , Dışkıda göz ile görülebilen kurtlar , (yalnızca ascaridioz durumunda) Kansızlık (esas olarak kapillarioz , durumunda)
ÖNEMLİ
Bütün kuşları aynı anda tedaviye alın ve kümesi çok iyi temizleyip tabanı pürmüzle yakarak ya da kimyasal bir madde ile temizleyin।
ETKENLER
Diğer hasta ya da taşıyıcı kuşların dışkılarından boşalmış olgun yumurtaların yutulması ile bulaşır. Guvercin Beslemek hakkinda bolge guvercin cinsleri sayfalarinda yer alan bu gonderi, Guvercinler ve Hayvanlar bolumunde yer almaktad?r. Adi “Hastalıklar Ve Belirtileri” olan orjinali buradad?r..
GÜVERCİNLERDE YAVRU VERİMİ
Pazartesi, 12 Ocak 2009Kümesimizdeki güvercinlerimizin arzuladığımız yöndeki özelliklerini geliştirebilmek için, yani en iyilerini seçip, en iyilerinden yavrular elde etmek için yavru veriminin bol olması gerekir. Yavru verimi denilince yılda çift başına yeme düşürdüğümüz yavru sayısı kastedilmektedir. Eğer bir üretim sezonunda çift başına ortalama yavru sayımız 6 değilse kümesinizde bir problem var demektir. Üretim sezonu şubat ile temmuz ayları arasıdır. Şubat ortasında çiftleştirme, şubat sonu yumurtlama, mart ortası yavruların çıkışı, nisan ortası yeme düşmeleri ve aşağı yukarı her ay bir çift yavrudan temmuz ortasına kadar eder dört çift yavru. Elbetteki her çiftten sekiz yavru elde etmek mümkün değil. Dolayısıyla şift başına ortalama üç çift yavru diyoruz.Düşük yavru veriminin çeşitli nedenleri olabilir. Öncelikle en iyi sayıda yavruya ulaşabilmek için önkoşullar neler onlara bir göz atalım
1। Kuşlara (ana, baba) bağlı nedenler:
a- Ana babaya bağlı nedenlerin en başında sağlık gelmektedir। Ancak sağlıklı kuşlardan sağlıklı ve yeterli sayıda yavru elde edilebilir। Dişi kuşun cinsiyet organları onun yumurtlaması için gerekli işleyişe sahip olmalıdır. Aynı zamanda erkeğin cinsiyet organları da yumurtayı dölleme yeteneğinde olmalıdır. Sağlık ile ilgili konuları başka bir yazımda detaylı olarak işleyeceğim.
b- Ana ve baba yumurtlama gerçekleştikten sonra onların üzerinde yatarak ve gerektiğinde onları çevirerek, bu yumurtalardan yavru çıkması için gerekli davranışları gösterme yeteneğinde olmalılar
c- Bildiğimiz gibi yavrular çıktıktan sonra ilk günlerde kursak sütü ile beslenirler. İşte yine ana ve babanın süt salgılama yetenekleri yerinde olmalıdır. Kursak sütü salgısı kuş yaşlandıkca geriler. Dolayısıyla eşler seçilirken yaşlı kuşlara genç eşlerin verilmesine dikkat edilmelidir. Çift, yavrularına düşkün olmalı yani yavruya bakma özellikleri güçlü olmalıdır
2. Çevreye bağlı nedenler:
a- Çevreye bağlı nedenlerin başında besleme gelmektedir. Üretim sezonu dışında özellikle dişilerin yağlanmamasına dikkat edilmelidir. Bu nedenle kışın mümkünse ağırlıklı olarak arpa verilmelidir. Yemleme bir kez yapılmalı ve kuşların yiyebildikleri kadar arpa verilmelidir. Eğer buğday veriliyorsa miktarını dörtte bir oranında azaltınız. Özellikle soğuk günlerde veya uzunca uçuşlar sonrasında yemlerine bir miktar mısır katınız yada normalde verdiğiniz yemden biraz fazlasını veriniz. Kuşlarınızı çiftleştirmeden bir hafta önce, onların eni konu kızmalarını sağlamak için yemlerine fiğ, kırık bakla, burçak ve yemlik bezelye gibi proteinli daneler katınız ya da dörtte bir oranında piliç besi yemi veriniz. Yumurtlama sonrasında bu tip yemlemeye devam ediniz. Yavrular 7-10 günlük olduktan sonra yemdeki proteinli dane oranını yada piliç besi yemini arttırınız. Yem yanısıra temiz ve berrak suda çok önemlidir. Mümkünse kümeste hergün taze su bulundurulmalıdır
b- En az besleme kadar kümesin havalanması ve güneş alması da önemlidir. Hayvanların gübresinden dolayı kapalı kümeslerde amonyak oranı çok çabuk yükselir. Amonyak, özellikle nemli bölgelerde daha da büyük bir sorundur. Kuşlarımızın üşümesinden korkmayalım. Kümeslerimizi elimizden geldiğince iyi havalandıralım. Nem ve kötü hava soğuğa nazaran kuşlarımızın daha büyük düşmanlarıdırlar. Kümesimizde büyük havalandırma açıklıklarının olması ve özellikle iyi havalarda bunların açılmaları çok önemlidir. Diğer zamanlarda da rüzgardan korumak yeterlidir. Kümesin havasının kötü olmasının diğer bir nedeni de kümesin hayvan sayusuna göre küçük olmasıdır. Sevgili yetiştiriciler, hayvan sayınızı kümesinize göre ayarlayınız. Önemli olan kuşlarımızın sayıca fazla olmaları değil, kaliteli ve sağlıklı olmalarıdır
c- Yuvalıklar mümkün olduğunca büyük olmalıdır. Yuvalıklar, yetiştirdiğimiz kuşlarımızın büyüklüklerine bağlı olarak en az 50 cm genişliğinde, 40 cm derinliğinde ve 30 cm yüksekliğinde olmalıdır.Yuvalığın içerisine ya tahtadan yada piyasada satılan yuvarlak plastik folluklardan koyunuz. Bunlar yavruların temiz kalmasını, dolayısıyla kolay kolay hastalanmamasını sağlar
Sevgili güvercin severler, gördüğünüz gibi başarılı bir kümes yönetimine giden yol kolay değil। Elbetteki yukarıda size önerdiklerimizi yapmak zorunda değilsiniz. Dediğim gibi bunlar öneri. Yavru veriminin nelere bağlı olduğunu gördükten sonra eminim sizler de kendi kümesinizde düzeltmeniz gereken problemleri, bizim de önerilerimizi dikkate alarak kendi yöntemlerinize göre çözeceksinizdir. Guvercin Beslemek hakkinda bolge guvercin cinsleri sayfalarinda yer alan bu gonderi, Guvercinler ve Hayvanlar bolumunde yer almaktad?r. Adi “GÜVERCİNLERDE YAVRU VERİMİ” olan orjinali buradad?r..
GÜVERCİNLERİN BESLENMESİ
Pazartesi, 12 Ocak 2009Etçi Güvercinler ve Güvercin Yetiştiriciliği
Pazar, 09 Mart 2008
ETÇİ GÜVERCİN IRKLARI
3.1. King Güvercinleri
3.2. Carneau Güvercinleri
3.3. Mondaine Güvercinleri
3.4. Renkli Teksas Güvercinleri
3.5. Homer Güvercinleri
3.6. Diğer Irklar
Güvercin Beslemek Özet
Cuma, 23 Kasım 2007GÜVERCİNCİ DEYİMLERİ
Tutakçı: Yabancı bekleyen
Yabancı: Acemi veya kümesini kaybetmiş güvercin
Güvercinlerin Solunum Sistemini Destekleyici Bitki Esaslı Bir İlaç
Pazartesi, 19 Kasım 2007Aziz Başkanın Güvercin Merakı
Cuma, 05 Ekim 2007Türkiye’de kuşçuluğun kahvehanelerde ve kuş pazarlarıyla sınırlı kalıyor, kuşçuluk hobisinin toplumda eğitim seviyesi düşük insanların uğraşı gibi algılanmasından dolayı eğitimli kuşseverlerin ortaya çıkamıyorlar.
Kuş ve Güvercin Tüyleri ve Tüy Yapısı
Pazartesi, 01 Ekim 2007
Bir kuşun kuş olduğunu neresinden anlarız? Elbetteki tüylerinden anlarız. Buradaki hakikî «tüy» tabirini, bizim bazen yanlış olarak kıl, saç yerine kullandığımız tüyden ayırmak lâzımdır. Meselâ «fare yavrusu tüysüz doğar», dediğimiz zaman buradaki tüy den maksat kıl dır. «Maymunun başındaki sık tüyler», aslında «Maymunun başındaki sık saçlar,» yerine kullanılmıştır.
Bütün kuşların ve yalnız kuşların tüyleri vardır, fakat bütün kuşlar uçamazlar! Uçmayan kuşlar sayıca azdır, tüyleri de bazı değişmelere uğramıştır. Meselâ penguenlerin tüyleri sert ve ufaktır. Yeni Gine’nin tepeli devekuşunun tüyleri ise bir kazmanın dişlerine benzetilmiştir. Fakat 8 600′ü aşkın kuş türünün çoğunluğunun bildiğimiz tipte tüyleri vardır.

